Bildiğimiz üzere bu sene buğday da bolluk yaşanmasına rağmen kalite olarak istediğimiz sonucu ülke olarak alamadık desek pek yanlış olmaz. Artık hem buğdayın gelişimini ve kalitesini artıran hemde yüzümüzü güldüren bir ürüne ihtiyacımız var. Süper hufer adlı ürünümüz sayesinde buğday üreticisi ürününün kalitesini artıracak ve ürününü nü en iyi fiyata satabilecektir.Türkiyede geçiş biraz daha hızlı olsa hem çiftçinin hemde son kullanıcının yüzü gülecektir.
Türkiye’nin un ihracatında her zaman dünyada ilk iki içinde olduğuna işaret eden Erhan Özmen, şunları kaydetti:”Bu yıl 2 milyon ton un ihracatı hedefi koymuştuk ama 6’ncı ayda bunu revize etmemiz gerektiğini gördük. 1,5 milyon tona revize ettik. Çünkü, bu yıl Türkiye’de buğday kalitesi çok kötü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 2005 yılında biyolojik mücadelede çok başarılı oldu, buğday kalitesi çok iyiydi. Bu yıl kimyasal mücadeleye izin vermediler, biyolojik mücadelede de başarılı olacak diye beklerken başarısız oldular. Türkiye’nin tüm bölgelerinde süne zararlıları var. Türkiye’de bu yıl ciddi bir buğday kalite problemi olacak.” Buğday kalitesinin kötü olmasının ihracat pazarlarında bir kayıp yaratacağını belirten Özmen, kalite yönünden en büyük pazarları olan Libya ve Irak’ın olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Federasyon Başkanı Özmen, “Tabii şu an buğday ithalatı falan demek doğru değil. Temmuz sonunu bekliyoruz. 30 Temmuz’da İstanbul-Silivri’de Trakya un sanayicilerinin organize edeceği bir toplantıda Tarım Bakanlığımız, Toprak Mahsulleri Ofisi heyeti ile hasat sonunu konuşacağız. Ağustos ve Eylül gibi, bu konuda yıl stratejilerini belirleyeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin geçen yıl, Irak Başta olmak üzere Türk cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerine un sattığını, Uzakdoğu’da yeni pazarlara girdiklerine işaret eden Özmen, un ihracatındaki konumlarını istikrarlı şekilde sürdürmek istediklerini, bunun sektör ve Türkiye ekonomisi için önemli olduğunu vurguladı
Kaynaklar : Dünya gazetesi http://biofer.wordpress.com
